Home » İnternet » 2015 Atatürk’ün Sözleri Kompozisyonları ,En Güzel ve Duygusal 10 Kasım Şiirleri

2015 Atatürk’ün Sözleri Kompozisyonları ,En Güzel ve Duygusal 10 Kasım Şiirleri

2015 Atatürk’ün Sözleri Kompozisyonları ,En Güzel ve Duygusal 10 Kasım Şiirleri

en_guzel_ve_ozel_10_kasim_siirleri_43443210 Kasım ,  Gregoryen Takvimi’ne yönelik senenin 314 .   ( çoğalış senelerde 315 .  )  günüdür .  Yıl sonuna civarı olan 51 zaman vardır .  Atatürk Haftası ,  10 Kasım 1938 bugünü saat 09:05’te hayatını kaybeden Mustafa Kemal Atatürk’ün hatırasına düzenlenen; onun yurtseverliği ,  inkılap ve ilkelerinin anlatıldığı ,  radyo ve televizyonda Atatürk’ün konuşmalarının bizzat sesinden dinletildiği ,  Atatürk’le alakalı filmlerin gösterildiği haftadır .  10 işte 16 Kasım tarihleri arasına cevap ciro . 10 Kasım bugünü Anıtkabir ziyaret edilmekte ,  başkentimiz Ankara’da resmi merasim yapılmaktadır .  Ülkemiz’nin çapında de matem tutulmaktadır .  Her yıl 10 Kasım bugünü ,  saat 09:05’te yoldaki arabalar durur ve 4 dk korna çalarak yâd etkinliklerine dayanak verirler .  Bununla Birlikte ,  bütün bayraklar 10 Kasım bugünü yarıya indirilir .  Kurtuluş Savaşı’nın önderi ,  Ülkemiz Cumhuriyeti’nin kurucusu ve önce cumhurbaşkanımız Mustafa Kemal Atatürk ,  10 Kasım 1938 senesinde Ülkemiz saati ile 9:05’te Dolmabahçe Sarayı’nda ,  57 yaşındayken yaşama veda etti .  Ülkemiz’de milli matem duyuru edildi .  Türk Ulusu amaçlı epeyce mühim meydana gelen bu güne özel 10 Kasım Şiirleri ve Sözlerini sizler amaçlı inceledik .  İşte en iyi ve özel manalı 10 Kasım Şiirleri ve Atatürk’ün söylediği sözler .  .  .

10 KASIM TÜRKÜSÜ

Atatürk! Anıtkabir devrimlerini söyler,
Bozkır ovalarına, Erciyes’e Ağrı’ya,
Ulusun egemen olduğunu
Özgür olduğunu
Haykıracağım haykıracağım işte,
Senin sustuğunca!
Yolunda yürüyeceğim Atatürk;
Ana baba oğul kız,
Dere tepe bucak köy,
Yeryüzü yaşamalarımla değil
Oralarda, Senin gittigince!
Atatürk, taşıyacağım
Çanakkale’de, Sakarya’da, Çankaya’da, al al,
Senin taşıdığını;
Yurdun gök ülküsü
Dalgalanırken,
Senin bayrağını yücelteceğim.

Senin çıktığınca.

                  F. Hüsnü DAĞLARCA

ATATÜRK

Sen Atatürk’ü tanımazsın çocuğum
Ne insandı O, ne insandı.
İzmir’e gelişini görseydin.
Ne şanlıydı O, ne şanlıydı.
Benzerdi sana, bana
Bizim gibiydi eli, ayağı
Ama bir yol baksaydın yüzüne.
İçin sevgisiyle dolardı.
Vapura biniyorsak dilediğimizde,
Sokakta geziyorsak hür,
İyi bak dört yana,
Atatürk’ün aklı görünür.
Arı Türkçe konuşuyorsak,
Türkçe düşünüyorsak bugün,
Her işimizde O’nun gücü.
Büyük öğretmeni Türk’ün.
Halkımızın arasında, halktan,
Davul vurur dengi dengine.
Dünya rastlamış mıdır?

Atatürk’ün dengine.

                     N. Ulvi AKGÜN

ATATÜRK’Ü DUYMAK

Ulu rüzgâr esmedikçe
Yaşamak uyumak gibi.
Kişi ne zaman dinç;
Dalgalanırsa bayrak bayrak gibi.
Ne var şu dünyada ekmekten daha aziz?
Sürdüğün tarlalara sevginle serpildik.
Ekmek olmak için önce
Buğday olmak gibi.
Silinir sözcüklerden sen hatıra geldikçe
Cılız sözler: Uzanmak, yorulmak, durmak gibi.
Kuvvettir yaptıkların her yeni yetişene
Her ışık-kaynak gibi.
En yakınlar zamanla yüzyıllarca uzak gibi,
Bir sen varsın kalacak, bir sen ölümsüz,
Daha da yakınsın, daha da sıcak
Bıraktığın toprak gibi.
Kaç Türk var şu dünyada, bir o kadar susuz,
Hepsinin gönlünde sen, bir pınar bulmak gibi,
Ancak senin havanda sağlıklar esenlikler:

Olmaya devlet cihanda Atatürk’ü duymak gibi.

                                                   Behçet NECATİGİL

ATATÜRK GÜLÜMSEDİ

Atatürk gülümsedi öğretmenim
Siz sınıfa girince
Dağıldı kara bulutlar
Açıldı gonca.
Baktı ki okul yenidir
Siz yenisiniz düşünceler yeni
Atatürk gülümsedi öğretmenim
Saklayamadı sevincini.
Baktı ki gençsiniz bilgili
Eğitiyorsunuz yolunca yöntemince
Atatürk gülümsedi öğretmenim
Sevindi onca.
Baktı ki karışmış aramıza
Çiziyorsunuz yolu
Atatürk gülümsedi öğretmenim
Gözleri dolu dolu.
Anlaşılan bütün yaz
Atatürk gözünü kırpmamış
Çünkü boşmuş sıralar
Çünkü harf okunmamış.
Ama baktı ki gün doğmuş
Bir koşu varmışız okula
Özlemle açılmış kitaplar
Bir iştah kızda oğlanda.
Baktı ki zil çalmış sınıfa girmişsiniz
Bütün bakışlar sizde
Günaydın demiş derse başlıyorsunuz
Sımsıcak bir sevgi gözlerinizde
Baktı ki Türkiye’si Türkiye’miz
Aydınlık ufuklara yürüyor hızla
Atatürk gülümsedi öğretmenim

Kürsüde kendini görünce.

                       Talât TEKİN

ATATÜRK YAZAR

Sordum seni;
Dağına, taşına Türkiye’min,
Herkes kendinden emin,
Yükseldi gür sesler;
Umutlar, sevgiler:
O biziz, O bizleriz.
Hepimiz bir parçayız
Atatürk’ten,
Bütün doğa,
Atatürk’ü anar,
Atatürk’ü şaşar.
Herşeydir OTürkiyem’de.
Göller, ırmaklar, ormanlar.

İmza imza Atatürk yazar.

                    M. Vasfi SARAL

ATATÜRK’Ü GÖRDÜM DÜŞÜMDE

Sizler yaşadıkça çocuklarım
Ben de yaşıyorum demek,
İşte aranızdayım Ahmetler, Mehmetler’le,
Sizler yaşadıkça çocuklarım
Elele
Yanınızdayım
Sizler yaşadıkça çocuklarım
Daha ferah içim,
Gök daha geniş denizler daha geniş,
Vatan ya vatan,
Vatan sonsuzluktan gelmiş
Sonsuzluğa açılan yol
Vatan siz.
Sizler yaşadıkça çocuklarım
Bilin ki
Ben de yaşarım,
Bir sevinç düştü mü içinize
Bir keder düştü mü içinize
Bilin ki

Aranızda ben varım.

                 A. Rıza ERGÜVEN

BİR TUTKUDUR MUSTAFA KEMAL

Bir Tutkudur Mustafa Kemal;
Nice sevdalara değişilmeyen.
Yitirilmiş Kasımlarda açan umuttur,
Bir baştır, vazgeçilmeyen…
Bir Türküdür Mustafa Kemal;
Suskun ağızlarda söyleşir, durur.
Çaltıburnu’nda gözetir denizi.
Köroğlu’nda bağdaş kurup oturur…
Bir İnançtır Mustafa Kemal;
Yurdun dört yönünde, bir çağdır yaşayan.
Sarmış kollarıyla, çepçevre ulusu.
Sakarya boylarından Akdeniz’e taşıyan…
Bir Anlamdır Mustafa Kemal;
Belkahve’den dürbünüyle seyrediyor İzmir’i.
Özgürlük diyor, al atının üstünde,
Kırıyor kılıcıyla, tutsak eden zinciri…
Bir Bayraktır Mustafa Kemal;
Çekilmiş kalelere, rüzgârda dalgalanan.
Bozkırın bağrında yol alan kağnılara,

Işık tutan, güç veren, yol bulan…

                        Y.Doğan ERGENELİ

KURTULUŞ ÖNCÜLERİ İÇİN

Yan yana iki çocuk görsem
İşte Atatürk diyorum
Özgürlüğün toprağı uyanıyor
İçin için seviniyorum.
Koşuşan iki öğrenci görsem
İçimin güneşi ısınıyor
Yürüyen bir bakış gibi
Mustafa Kemal geliyor.
Kol kola iki işçi görsem
Ekmeğim çoğalıyor birden
Bir ışık düşüyor ortalığa
İşte Atatürk diyorum.
İşte Atatürk diyorum
İlk kuruluş öncüleri
Bir gül çağrısında hepsi

Bize uzanmış elleri.

                      Mehmet KIYAT

MUSTAFA KEMAL’LER TÜKENMEZ

Tükenir elbet gökte yıldız, denizde kum tükenir
Bu vatan bu topraklar cömert
Kutsal bir ateşim ki ben sönmez
İnanın Mustafa Kemal’ler tükenmez
Ben de etten kemiktendim elbet
Ben de bir gün geçecektim elbet
İki Mustafa Kemal var iyi bilin
Ben işte o ikincisi sonsuzlukta
Ruh gibi bir şey görünmez
İnanın Mustafa Kemal’ler tükenmez
Hep kardeşliğe bolluğa giden yolda
Bilimin yapıcılığın aydınlığında
Güzel düşünceler soyut fikirlerde ben
Evrensel yepyeni buluşlarda
Geriliği kovmuşum ben dönmez
İnanın Mustafa Kemal’ler tükenmez
Başın mı dertte beni hatırla
Duy beni en sıkıldığın an
Baştan sona herşeyiyle bu vatan
Sakın ağlamasın Kasım’larda Fatih’ler Kanunî’ler ölmez

İnanın Mustafa Kemal’ler tükenmez

                       Halim YAGCIOGLU

MUSTAFA KEMAL SESLENSE

Yüzyıllar öncesinden
Yüzyıllar sonrasından sesleniyorum size
Ben Mustafa Kemal’im heyy…
Ben Mustafa Kemal’im.
Büyük büyük denizlerim vardır benim
Hürriyeti içmiş dalgalarım.
Hürriyetle kabarmış dalgalarım vardır benim
Ulusumun yarınında sevincim
Ben Mustafa Kemal’im heyy…
Karanlığı deler gözlerim.
Dalgalara binip gelmiş kahraman,
Gökçe gözlerine türküler yaktığımız…
Hâni bir güneş doğmuştu ya Samsun’dan
İşte benim…
Ben…
Mustafa Kemal…
Ölmek yaşamaktır vatan uğrunda
Deyip, öyle girdim savaşa
Komut verdim
Şahlandı cümle vatan
Boğdum kör talihi zindanında.
Bahtı gülen anaları yurdumun
Gökleri, dağları, denizleri
Yarınları, güvenip de uyuduğum
Aslan yeleli ışığı sınırlarımın
Mehmetleri
Tutun ellerinden yüreklerinizin
Sevgilerinizle beni yıkayın.
Yüzyıllar öncesinden
Yüzyıllar sonrasından gelir sesim
Sevdiğim
Bir tanem
Türkiye’lim
Sen varoldukça belli ki
Ben Mustafa Kemal’im.
Sen var oldukça belli ki

Ben Mustafa Kemal’im.

                 B.Kemal ÇAĞLAR

MUSTAFA KEMAL’IN GÖK YAZILARI

Ben Mustafa Kemal, elimde tebeşir, Kocaman,
Mavicek bebelerin, ak kızların,
Taş ninelerin, çatal dedelerin gözleri, kocaman,
Bir 1O Kasım gecesi
Yazıyorum ateşten çağrımı karşınıza:
-Ey Türk gençliği…
Ben Mustafa Kemal, doyamadım haykırmaya,
Şimdi destan ellerimle yazıyorum,
Yeşiline suyun,
Kuşun,
Yelin,
Yaprağın:
“Ne Mutlu Türküm Diyene.”
Ben Mustafa Kemal, önümde kırk bin köy,
Kırk bin ovaya karşı bir tek dağ gibiyim
Bayraklarım değerken evren bayraklarına şimdi,
Elimde tebeşir
Yazıyorum kara gecenin üstüne
Yazıyorum armağanımı:

“Övün, Çalış, Güven.”

                  F. Hüsnü DAĞLARCA

MUSTAFA KEMAL’E GİDEN YOL

Karşıda bir ışık, bir ümit yolu
Kollarımı yarına güvenle açacağım,
Karşıda bir ışık, bir ümit yolu
Bırakın, Mustafa Kemal’e varacağım.
Ellerimi uzatıyorum, daha ötede
Son duraktan biraz daha ötede
Gücümün kuvvetimin kesildiği yerde
Karşıda Mustafa Kemal’i görüyorum;
Gün geçer devir değişir
En olmaz istekler biter,
Bir ses bırakmaz kişiyi yerinde
Mustafa Kemal’in sesi, “İleri” der.
Boyuna yeniliğe, ileriye
Boyuna en yüce gerçeklere doğru!
Apaydınlık bir yoldasınız, bakın
Karşıda Mustafa Kemal, Mustafa Kemal yolu
Attığım her adımı biliyorum
Yarın daha güzel, daha aydınlık!
Nasıl durabilirim, Mustafa Kemal sesleniyor
Uzattım ellerimi varıyorum.
Yürüyorum, yılmadan yürüyorum
-Karşıda bir ışık, bir ümit yolu-
İşte, ışıklar içinde büyüyen

Mustafa Kemal’i görüyorum

                  Mustafa CANPOLAT

MUSTAFA KEMAL’İ DÜŞÜNÜYORUM

Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
Yeleleri alevden al bir ata binmiş
Aşıyor yüce dağları, engin denizleri,
Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda,
Işıl ışıl yanıyor mavi gözleri…
Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
Yanmış, yıkılmış savaş meydanlarında
Destanlar yaratıyor cihanın görmediği
Arkasından dağ dağ ordular geliyor
Her askeri Mustafa Kemal gibi.
Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
Gelmiş geçmiş kahramanlara bedel
Hükmediyor uçsuz bucaksız göklere.
Al bir ata binmiş yalın kılıç
Koşuyorlar zaferden zafere…
Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
Ölmemiş bir Kasım sabahı!
Yine bizimle beraber her yerde.
Yaşıyor dört köşesinde vatanın
Yaşıyor damar damar yüreklerde.
Mustafa Kemal’i düşünüyorum:
Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda,
Mavi gözleri ışıl ışıl görüyorum.
Uykularıma giriyor her gece.

Elllerinden öpüyorum.

               Ü.Yaşar OĞUZCAN

ÖĞRETMEN ATATÜRK

Yine derse giriyorsun Samsun kapısından
Selâmlıyor, seviyor tek öğretmenini
İl il, köy köy, can can
Tüm Anavatan.
Hemen başlıyor mutlu ders
Erzurum’dan
Sonra derinleşiyor volkan-öğütle
Sivas’taki son oturumdan.
Bütün memleket tek sınıf
Bir yön bayrak, bir yön tan
Öyle bir ödev veriyorsun ki öğretmenim
Süngü-kalemle başlıyoruz Afyon’dan.
Sınıfımız her an kutlu bir savaş
Öğretiyor, eğitiyorsun Ankara’dan
Hep birden söylüyoruz özgürlük türkümüzü
Vatanın uzaklıkları kalkıyor da aradan.
Mavi gözlerin hep barış barış
Mavi yüceliğin hep duman duman
Öyle alev alev bir ders ki
Yanıyor, yanması gerektiğinde her düşman.
Anlatış tadı, kıvam kıvam öz
Son bölüm: İlk hedef, Dumlupınar’dan
Kocatepe, yalnız coğrafya değil
Dağ dağ ateş yağdırıyorsun her damla kandan
Öpüyorsun hepimizi göz göz
Şehitler birinci geldikçe hep destan destan.
Yağmurlaşıyoruz er er Akdeniz’e
Ektiklerini biçiyorsun İzmir yollarından
Bir özgür meyva doğuyor Türklüğümüze
Tattırıyorsun utku yemişi utku dallarından.
Öğrenmeye son yok
Cumhuriyet, bir ders aynı konudan
Öğrendikçe özleşiyoruz da hep geçiyoruz
Senin yarattığın vatan-kanıdan.
Anlatıyorsun açık ve seçik
Yıkılıyor her gölge fikir-kurşundan
Dövüyorsun her yüreği örsünde devrimlerin
Tümleniyor her eksik, yaratan vuruşundan.
Yaşatarak öğretmek senin elinde
Sonsuz ders, tek hayat, bize bayraktan
Seni özledikçe bellemek güzel
Fikir-toprak oldu vatan, gerçek topraktan.
Sor bize her şeyi, konuşsun her öz
Başlayı versin en zor imtihan
Özgürlük güneşin ilk cevap, inan

Ey vatan-sınıfta ey Ata-vatan!..

                           İ. Zeki BURDURLU

RESİM

Her gün,
Enginlerden engin,
Yücelerden yüce
Bir duygu sarar bizi,
Bu sınıfa girince.
Yanda, bir uçtan bir uca
Mavi deniz,
Odanın içinde güneşleri bulunca
Isınırız.
Enginlerin engini deniz olsa
Deniz ufak!
Yücelerin yücesi güneş olsa
Güneş küçük!
İlk günü gördük, nerden geldi:
Duvardaydı
Denizleri, güneşleri
Küçülten büyüklük.
Kürsünün üstünde bir resim:
Gözleri denizlerden mavi
Bakışları güneşlerden sıcak,
Dört mevsim
Kürsünün üstünde:
Atatürk’ün arkasında al bayrak,
Kollarını kavuşturmuş göğsünde.
Bu resimle başlar bizim günümüz,
Karşımızda Atatürk’ü gördükçe,
Kıvançla dolar, taşar gönlümüz.
Öğretmenimizin kürsüde
Verdiği dersi
Dinler bizimle birlikte
Atatürk’ün resmi.
Çalışkanız, çünkü,
Çalışınca
Bakarız, Atatürk güldü.
Bir yanlışlık yapsak
Bulutlanır gözleri,
Anlarız, Atatürk üzüldü.
Gelsek kürsünün dibine
Görür bizi
Eğilince.
Kalksak, gitsek gerilere,
Otursak arkalarda;
Başımızı kaldırmadan duyarız
Atatürk orada.
Öteki odalarda
Başka başka resimleri Ata’mın.
Atatürk’üm, artık ömrüm oldukça
Bu resimle karşımdasın!
Yok hiç birinde
Bundaki tılsım,
Değişen çizgilerle
Canlı gibi bu resim.
Öyle canlı ki, sanırım,
Ben de bir gün okulu bitirince
Uzanan ellerinle
Okşanacak sırtım.
Öyle canlı ki, sanırım,
Karanlık bile olsa
Serpeceğin ışıkla
Aydınlanır yollarım.
Tıpkı sınıftaki gibi,
Yapacağım bir işte
Bu resmindir rehberim
Kötülüğe uzanırsam
Çat kaşlarını,
Tutulsun ellerim.
Tıpkı sınıftaki gibi,
Bütün ömrüm boyunca
Yaptığım bir işte
İyi, doğru oldumsa
Sevincini belli et,
Gülümse!
Yaprak yaprak dökülürken önümde
Her yıl, dört mevsim;
Sınıflar içinde yalnız bu sınıf,

Resimler içinde yalnız bu resim!

                     Behçet NECATİGİL

 

SEN VARSIN ATATÜRK’ÜM HER ŞEYİMİZDE

Bu gün yatağımdan hür kalkıyorsam
Ekmeğim ak suyum berraksa,
Ağaçlar çiçek açıyor
Topraklar ısınabiliyorsa,
Sesim gür çıkıyor
Özgür özgür bakabiliyorsam,
Sen varsın gözbebeklerimde
Sen varsın Atatürk’üm sen varsın.
Yazabiliyorsam gönlümce
Okuyabiliyorsam…
Kazabiliyorsam toprağımı
Gün ışığında çapa kürek elde,
Çalışabiliyorsam gece gündüz
Ekip biçebiliyorsam dileğimce,
Sen varsın yüreğimde

Sen varsın Atatürk’üm sen varsın.

                         M. Esat TOZKOPARAN

10 KASIM İLE İLGİLİ KOMPOZİSYON ÖRNEKLERİ

ÖRNEK – 1

Bizim de Türk milleti olarak Mustafa Kemal Atatürk gibi bir kahramanımız vardır. Mustafa Kemal Atatürk, ülkemizi düşmanlardan arındırmıştır ve ülkemiz için bir çok çalışma yapmıştır ve 10 Kasım 1938 günü hayatını kaybetmiştir. Bu nedenle her yıl 10 Kasım günü okullarda ve resmi kurumlarda milli yas olarak kutlanmaktadır.
 
Türk milletinin gençleri Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden ilerlemektedir onun ilke ve inkılaplarını kendisine hedef olarak belirlemiştir. Çünkü Mustafa Kemal Atatürk, bir çok çalışmalar yaparak ve canını dişine takarak vatanımız için çalışmıştır. Bu nedenle 10 Kasım günü Türk milleti olarak bizim için önemli bir gündür ve bu günü Türk milleti olarak buruk bir şekilde anmaktayız.
 

Türk milleti olarak Mustafa Kemal Atatürk’ü unutmamalıyız ve sadece her yıl 10 Kasım günü değil her gün onu saygıyla anmalıyız ki ona olan borcumuzu biraz olsun unutmayalım.

ÖRNEK – 2

 

Ulu önder Atatürk’ün vefatının gerçekleştiği 10 Kasım Ülkemiz ve milletimizin yaslarından biridir. 1938 yılından bu yana, her 10 Kasım, Ata’mızın aramızdan ayrılışının hüznünü yaşıyoruz.

 

Bizler her 10 Kasım’ı, atamızın bize vasiyetlerine uyup uymadığımızı değerlendirdiğimiz bir gün olmalıdır.
Atatürk’ü anlamak onun benimsediği düşünceleri uygulamakla olur. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşu yeni bir devre geçişin imzasıdır. Ülkenin her karışı yabancılar tarafından kuşatılmış iken özgürlüğüne düşkün Türk milletine liderlik yapan Atatürk, milletimizin tutsak yaşayamacağını bilerek öncülük yapıp ülkemizi mucize bir şekilde bağımsızlığına kavuşturmuştur.

Atatürk devrimleri günümüzde bir çok ülkede temsil sayılır. Bağımsızlığını kazanamamış bir çok ülkeye Atatürk devrimleri, örnek teşkil etmiştir. Bu sayede görülüyor ki Atatürk  uluslararası bir dünya görüşünün sahibidir.

 

Her Türk vatandaşının görevi Atatürk’ü her 10 Kasım’da anmak ve anlamaktır ve sonra nesillere anlatmaktır.
 
ÖRNEK – 3
 
Her ulusun tarihinde kahramanlar yatar. Bizim tarihimizdeki kahramanların başında Mustafa Kemal Atatürk gelir. Yine onun aramızdan ayrılışının üzüntüsünü yaşadığımız bir gündeyiz. Bugün günlerden 10 Kasım saat dokuzu beş geçiyor. Ulu önder Atatürk yaşamı boyunca ulusu için çalışmış dünyada nadir liderlerden biridir. Ömrü yettiğince bize kazandırdığı devrimlerle ülkemizi çağdaş medeniyet seviyesine çıkarmıştır. Atatürk’ ü önce tanımalı ardından yurdumuz ve Türk ulusu için yaptıklarını anlamalı ve anlatmalıyız. Atatürk çok çalıştı ve yorularak aramızdan ayrıldı. Ancak bizler onun birer evlatları olarak  izini sürdürmeliyiz. Cumhuriyeti sonsuza ayakta tutmak için çaba göstermeliyiz.
Atatürk, padişahın yanlışları nedeniyle yıkılan ve işgalci devletler tarafından bölünmeye hazırlanan yurdumuzun kurtarıcısıdır. Yüce Atatürk’ ün düşüncelerinden faydalanarak varlığımızı sürdürmeliyiz. Atatürk Cumhuriyet kurulmasından itibaren tüm alanlarda en iyiyi hedefledi. Örneğin; çiftçilik sektörüne katkı sağlamak amacıyla traktör kullandı, yazı tahtasının başına geçip başöğretmenlik yaptı. Bu özverili hizmet aşkı sonuna vücudunu iflas ettirdi.
Atatürk güçlü bir mantığı kişiliğe sahipti. Sert ve kaideli devlet adamlığının yanı sıra, sevgi dolu, yardımsever bir insandı. Yurdunu ve ulusunu gelecek tüm zararlardan korumaya çalışırdı. Yurt ve ulus en kutsal değerlerindendi. Yaşamı boyunca hiçbir zorluktan yılmamış hep başarma güdüsüyle  çalışmıştır.
Ulu Önderimiz, Atamız; Bizde emek verdiğin bu yolda, hiç durmadan yürüyeceğiz. Daimi hedefimiz ilkelerini korumak, devrimlerini sonsuza dek yaşatmak olacaktır.

10 KASIM SÖZLERİ

UNUTTURAMAZ! Seni hiç kimse unutulsɑktɑ biz. Her yerde sen her şeyde sen bilmem ki nɑsıl söylesem. ATAM rɑhɑt uyu.. Emɑnetini çiğnetmeyiz. Her birimiz Mustɑfɑ Kemɑl’in ɑskerleriyiz. 

Ulu önder Mustɑfɑ Kemɑl Atɑtürk. Her zɑmɑn yüreğimiz de yɑşɑyɑcɑksın.
Büyük ɑdɑmlɑr, kuşɑklɑrının bɑşındɑdır. Türk Milleti’nin bɑşındɑki büyük ve dɑhi Atɑtürk, politikɑ ve sɑvɑş ɑlɑnlɑrındɑ yılmɑyɑn büyük ve yurtsever bir insɑndı.
Ey yüzü gibi kɑlbi de güzel insɑn emɑnetlerine sɑhip çıkɑcɑğımızɑ söz verirken bir 10 Kɑsımı dɑhɑ seni yâd ederek ɑnıyoruz. Seni çok seviyor ve çok özlüyoruz.
Adını Türk tɑrihine ɑltın hɑrflerle yɑzdırɑn büyük şɑhsiyet sen Türk milletinin kɑlbinde ebedi yɑşɑyɑcɑksın.
Atɑm sen rɑhɑt uyu yolcusuyuz biz hürriyetin, Atɑm sen rɑhɑt uyu bekçisiyiz cumhuriyetin.
Büyük Atɑtürk! Seni seven ve ɑnlɑyɑn bir gençlik her zɑmɑn vɑr olɑcɑktır.
Ulu önder Mustɑfɑ Kemɑl Atɑtürk. Her zɑmɑn yüreğimiz de yɑşɑyɑcɑksın.
10 Kɑsım sɑbɑhı 09.05 bütün sirenler çɑldı, bütün gözyɑşlɑrı ɑktı, bütün herkes hɑzırdɑ, sen hiç unutulmɑzsın çünkü sen Atɑtürk’sün…
O büyük insɑn yɑlnız Türkiye için değil, bütün doğu milletleri için de en büyük önderdi.
Türk milletinin eşsiz evlɑdı Atɑtürk! Sen ebedi istirɑhɑtgâhındɑ rɑhɑt uyu. “En büyük eserim” dediğin Türkiye Cumhuriyeti bizlere emɑnettir. Türk Milleti.
10 Kɑsım 1938 yılının üzerinden 77 yıl geçti. Yıl 2015 ɑrɑdɑn geçen buncɑ zɑmɑn sɑdece özlemimizi birɑz dɑhɑ ɑrttırdı. Çok özledik Atɑtürk’ü.
Türk milletinin büyük kɑhrɑmɑnı Gɑzi Mustɑfɑ Kemɑl Atɑtürk’ü vefɑtının 76. yıl dönümünde sɑygı ve rɑhmetle ɑnıyorum.
Unutturɑmɑz seni hiç kimse unutulsɑk dɑ biz. Her yerde sen her şeyde sen bilmem ki nɑsıl söylesem. Atɑm rɑhɑt uyu. Emɑnetini çiğnetmeyiz. Her birimiz Mustɑfɑ Kemɑl’in ɑskerleriyiz.
Her 10 Kɑsım’dɑ olduğu gibi bu 10 Kɑsım’dɑ dɑ Atɑtürk’e olɑn bɑğlılığımızı ve sevgimizi ortɑk düşünce ve duygulɑrlɑ bir kez dɑhɑ dile getiriyor, büyük önderimizi özlemle ɑnıyoruz.
O, benzeri olmɑyɑn bir devlet ɑdɑmı idi. Diktɑtörlerin tɑhɑmmül edemediği serbest bir nizɑmlɑ, demokrɑsilerin bɑşɑrɑmɑdığı ve bɑşɑrɑmɑyɑcɑğı işler yɑpmıştır. Tɑrihte böyle ɑdɑmlɑr devirlerine kendi ɑdlɑrını vermişlerdir.
Atɑtürk, dünyɑnın çok nɑdir yetiştirdiği dâhilerdendir. O, bütün bir tɑrihin seyrini değiştirmiştir.
Yüzyılımızdɑ, “olmɑyɑcɑk hiçbir şey yoktur” şeklindeki tɑrihi gerçeği ispɑtlɑyɑn ilk ɑdɑm olmuştur.
Dünyɑ, bu sɑvɑş ve bɑrış kɑhrɑmɑnı büyük ɑdɑmın ölümü ile yoksul düşmüştür.
Atɑtürk, tɑrihte, memleketinin en büyük ɑdɑmlɑrındɑn biri olɑrɑk kɑlɑcɑktır.
YABANCI DEVLET ADAMLARININ ATATÜRK HAKKINDAKİ SÖZLERİ 
Atatürk öyle bir insandır ki, hayali değildir. İstediğini bilir, bildiğini yapar, yapamayacağı birşeyi de istemez. Avusturyalı Heykeltraş Krippel
Atatürk, yirminci asrın en büyük gerçeğini yaratan adamdır.
Milletine bu kadar az zamanda bu ölçüde hizmet edebilen tek devlet adamı Atatürk’tür.
Atatürk, tarihte teşkilatçı bir dahi, bir milletin harikalar yaratan yöneticisi ve memleketinin kurtarıcısı olarak kalacaktır. lndependance Romaine Gazetesi, Romanya, 12 Kasım 1938
Bir milleti, uçurumun kenarından sarsılmaz azmiyle kurtaran, kuvvetlendiren, yükselten yöneticiler arasında Atatürk, en birincisidir. Timpul Gazetesi, 12 Kasım 1938
Atatürk’ün başardığı işler mucize ve harika kabilindedir. Birkaç yıl içinde memleketinde yaptığı inkılâplar, birkaç yüzyılda gerçekleştirilmeyecek işlerdir. El Tekaddum Gazetesi, Suriye
Avrupa, savaştan sonra belirmiş az sayıdaki yapıcı devlet adamlarından birini kaybetti. Spectator, İngiltere
Çağımızda hiçbir isim Atatürk’ün adı kadar büyük saygı yaratmamıştır. Observer Dergisi, İngiltere
O, benzeri olmayan bir devlet adamı idi. Diktatörlerin tahammül edemediği serbest bir nizamla, demokrasilerin başaramadığı ve başaramayacağı işler yapmıştır. Tarihte böyle adamlar devirlerine kendi adlarını vermişlerdir. Word Price, İngiltere
Atatürk, Türk Milleti’nin ruhunda Türk Bayrağı gibi dalgalanan bir baştı. Daily Telegraph Gazetesi, İngiltere
O genç ve dahi Türk şefinin o esnada Çanakkale’de bulunması, müttefikler bakımından talihin en acı darbelerinden biridir. Alan Moorehead, İngiliz Yazar
O büyük insan yalnız Türkiye için değil, bütün doğu milletleri için de en büyük önderdi. Emanullah HAN, Afgan Kralı
Bu Türk Milleti yastadır. Çünkü yeni Türkiye’nin yaratıcısı olan eşsiz şefini kaybetmiştir. Stipsi Gazetesi, Arnavutluk
Atatürk, şahsiyet ve yeteneğin dev gibi bir simgesi idi, O, yirminci yüzyılın en görkemli olayını yaratan adamdı.  National Tidence Gazetesi, Danimarka
Atatürk gibi insanlar bir nesil için doğmadıkları gibi belli bir devre için de doğmazlar. Onlar önderlikleriyle yüzyıllarca milletlerin tarihinde hüküm sürecek insanlardır. Tahran Gazetesi, İran
Atatürk yalnız kahraman milletinin büyük bir şefi olmakla kalmamıştır. O, aynı zamanda insanlığın da en büyük evladı olmuştur. İran Gazetesi
Bütün dünya 10 Kasım’da biz Almanların da dostluk ve saygı ile bağlı olduğumuz bir insanın hayatını ve eserlerini takdirle anmaktadır. Atatürk, daima Türkiye ile Avrupa arasında sıkı bağlar kurmaya çalışmıştır. Ludwing Erhard, Batı Almanya Başkanı, 1963
Mustafa Kemal; bir millet, bütün vasıtalarından mahrum edilse dahi, kendini kurtaracak vasıtaları yaratabileceğini ispat eden adamdır. Adolf Hitler, Almanya Devlet Başkanı
Mustafa Kemal bir temeldir. Bir yöndür. Yapılmış, her şeyi bitmiş bir bina değildir. Onu ancak devam ettirerek, sürdürerek sevebiliriz. Kendisine yeni şeyler, yeni değerler ekleyerek sevebiliriz. Yalnız yüreğimizle değil, aklımızla da sevelim. Mustafa Kemal en büyük zaferini o zaman kazanmış olacak. Cemal Süreya

Mustafa Kemal’ler ölmez, rahat uyu paşam.

 

ATATÜRK’ÜN SÖZLERİ
 
● Bütün ümidim gençliktedir.
 
● Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir. Cumhuriyet’i biz kurduk, O’nu yükseltecek ve sürdürecek sizlersiniz.
 
● Herkes ulusal görevini ve sorumluluğunu bilmeli, memleket meseleleri üzerinde o düşünceyle, düşünüp çalışmayı görev edinmelidir.  
 
● Kendiniz için değil, bağlı bulunduğunuz ulus için elbirliği ile çalışınız. Çalışmaların en yükseği budur.
 
● Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
 
● Bugün hepimize düşen ortak görev; ulusal değerlere, bilince, Cumhuriyet’e sahip çıkmak, Çanakkale’yi, Kurtuluş Savaşı’nı kazanan  ruhu korumak ve bu bilinci gelecek kuşaklara aktarmaktır. Türk Ulusu dili, kültürü, tarihi ve saygın kimliğiyle aydınlık yarınlara el ele güçlü biçimde yürüyecektir.
 
● Sizler, yani yeni Türkiye’nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz… Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.
 
● Öğretmenler! Cumhuriyet sizden düşünceleri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.
 
● “…bu ulusa ve ülkeye hizmet görevi bitmeyecektir.”
 
● Türk Milleti yeni bir iman ve kesin bir milli azim ile yeni bir devlet kurmuştur bu devletin dayandığı esaslar “Tam Bağımsızlık” ve “Kayıtsız Şartsız Milli Egemenlikten ibarettir. Yeni Türkiye devletinin yapısının ruhu Milli Egemenliktir. Milletin Kayıtsız Şartsız Egemenliğidir…
 
● Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak!
 
● Biz büyük bir inkılap yaptık. Memleketi bir çağdan alıp yeni bir çağa götürdük.
 
● Devrimin amacını kavramış olanlar sürekli olarak onu koruma gücüne sahip olacaklardır.
 
● Ne mutlu Türküm diyene!
 
● Muallimler! Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğiticileri, sizler yetiştireceksiniz, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin maharetiniz ve fedakârlığınız derecesiyle mütenasip bulunacaktır.
 
● Ordularımızın kazandığı zafer, sizin ve sizin ordularınızın zaferi için yalnız zemin hazırladı… Gerçek zaferi siz kazanacak ve devam edeceksiniz ve mutlaka başarılı olacaksınız. 
 
● Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.
 
● “Türkiye Cumhuriyetinin, özellikle bugünkü gençliğine ve yetişmekte olan çocuklarına hitap ediyorum: Batı senden, Türk’ten çok geriydi. Manada, fikirde, tarihte bu böyleydi. Eğer bugün batı teknikte bir üstünlük gösteriyorsa, ey Türk Çocuğu, o kabahat da senin değil, senden öncekilerin affedilmez ihmalinin bir sonucudur. Şunu da söyleyeyim ki, çok zekisin! .. Bu belli. Fakat zekânı unut! .. Daima çalışkan ol…”
 
● Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet, henüz bir millet adını alma yeteneği kazanmamıştır.
 
● “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir…”
 
● “Cumhuriyeti kuranlar onu korumaya da muktedir olmalıdır.”
 
● Tarihi yaşadığımız gibi yazdık, fakat geleceği cumhuriyete inananlara, onu koruyanlara ve yaşatacaklara emanet etmek lazımdır.
 
● Asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan, halkını esir eden, içerdeki cephenin suskunluğudur.
 
● Benim Türk milletine, Türk cemiyetine, Türklüğün istikbaline ait ödevlerim bitmemiştir, siz onları tamamlayacaksınız. Siz de, sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz.
 
● İstiklal, istikbal, hürriyet, herşey adaletle kaimdir!
 
● Uluslar, egemenliklerini geçici bile olsa, bırakacağı meclislere dahi gereğinden fazla inanmamalı ve güvenmemelidir. Çünkü meclisler bile despotluk yapabilir ve bu despotluk bireysel despotluktan daha tehlikeli olabilir. Meclislerin öyle kararları olabilir ki, bu kararlar ulusun yaşamına giderilmesi olanaklı olmayan zararlar verebilir.
 
● Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.
 
● Öğretmenler! Cumhuriyet, fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli muhafızlar ister. Yeni nesli bu özellik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir.
 
● Öğretmen, yıllar sonra ödülünü alır.
 
● Öğretmen bir kandile benzer, kendini tüketerek başkalarına ışık verir.
 
● Söz konusu olan vatansa, gerisi teferruat.
 
● Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz. Fakat arkadaşlar, yorulmadan ne demek? Yorulmamak olur mu? Elbette yorulacaksınız. Benim sizden istediğim şey yorulmamak değil, yorulduğunuz zaman dahi durmadan yürümek, yorulduğunuz dakikada da dinlenmeden beni takip etmektir. Yorgunluk her insan, her mahlûk için tabii bir halettir, fakat insanda yorgunluğu yenebilecek mânevi bir kuvvet vardır ki, işte bu kuvvet yorulanları dinlendirmeden yürütür.
 
● Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.
 
● Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız.
 
● Gerçi bize milliyetçi derler. Ama, biz öyle milliyetçileriz ki, işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların milliyetlerinin bütün icaplarını tanırız. Bizim milliyetçiliğimiz herhalde hodbince ve mağrurca bir milliyetçilik değildir.
 
● Öyle istiyorum ki, Türk Dili bilim yöntemleriyle kurallarını ortaya koysun ve her dalda yazı yazanlar, bütün terimleriyle çoğunluğun anlayabileceği güzel, ahenkli dilimizi kullansınlar.
 
● Okul, genç beyinlere insanlığa saygıyı, millet ve ülkeye sevgiyi, bağımsızlık onurunu öğretir.
 
● Okul sayesinde, okulun vereceği ilim ve fen sayesindedir ki, Türk milleti, Türk sanatı, Türk iktisadiyatı, Türk şiir ve edebiyatı bütün güzellikleriyle gelişir.
 
● Müspet bilimlerin temellerine dayanan, güzel sanatları seven, fikir terbiyesinde olduğu kadar beden terbiyesinde de kabiliyeti artmış ve yükselmiş olan erdemli, kudretli bir nesil yetiştirmek ana siyasetimizin açık dileğidir.
 
● Bilelim ki, milli benliğini bilmeyen milletler, başka milletlere yem olurlar.
 
● Milletlerin tarihinde bazı dönemler vardır ki, belli amaçlara erişebilmek için maddî ve manevî ne kadar kuvvet varsa hepsini bir araya toplamak ve aynı doğrultuya yöneltmek gerekir. Yakın yıllarda milletimiz, böyle bir toplanma ve birleşme hareketinin önemli sonuçlarını kavramıştır. Memleketin ve devrimin, içeriden ve dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı korunması için, bütün milliyetçi ve cumhuriyetçi kuvvetlerin bir yerde toplanması gerekir. Aynı cinsten olan kuvvetler, ortak amaç yolunda birleşmelidir.
 
● Birçok güçlükler ve engeller karşısında bulunduğumuzu biliyoruz. Bunların hepsini inceleme ile, gayret ve iman ile ve millet aşkının sarsılmaz kuvvetiyle birer birer çözüp sonuçlandıracağız. O millet aşkı ki, her şeye rağmen içimizde sönmez bir kuvvet, dayanıklılık ve ateş kaynağıdır.
 
● Bizim milletimiz vatanı için, özgürlüğü ve egemenliği için özverili bir halktır; bunu kanıtladı. Milletimiz, yaptığı devrimlerin kıskanç savunucusudur da. Benliğinde bu erdemler yerleşmiş bir milleti, yürümekte olduğu doğru yoldan hiçbir kimse, hiçbir kuvvet alıkoyamaz.
 
● Arkadaşlar! Devrimimiz Türkiye’nin yüzyıllar için mutluluğunu üstlenmiştir. Bize düşen onu kavrayarak ve takdir ederek çalışmaktır. 
 
● Adımlarını, attığımız uygarlık ve yenilik adımlarına uydurmak istemeyenler ne talihsizdirler! Bu gibiler hâlâ milleti aldatacaklarını ümit ediyorlarsa bu ümitleri, kendilerinin zarara uğramalarından başka bir sonuç vermeyeceğine şimdiden emin olabilirler. 
 
● Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.
 
● Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklâle timsal olmuş bir milletiz.
 
● Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklâlden mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık sayılamaz.
 
● Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben milletimin en büyük ve ecdadımın en değerli mirası olan bağımsızlık aşkı ile dolu bir adamım. Çocukluğumdan bugüne kadar ailevî, hususî ve resmî hayatımın her safhasını yakından bilenler bu aşkım malumdur. Bence bir millete şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın vücut ve beka bulabilmesi mutlaka o milletin özgürlük ve bağımsızlığına sahip olmasıyla kaimdir. Ben şahsen bu saydığım vasıflara, çok ehemmiyet veririm. Ve bu vasıfların kendimde mevcut olduğunu iddia edebilmek için milletimin de aynı vasıfları taşımasını esas şart bilirim. Ben yaşabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı kalmalıyım. Bu sebeple milli bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri icap ettirirse, insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet icabı olan dostluk ve siyaset münasebetlerini büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak, benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin, bu arzusundan vazgeçinceye kadar, amansız düşmanıyım.
 
● Yurtta sulh, cihanda sulh.
 
● Türk milletinin istidadı ve kati kararı medeniyet yolunda durmadan, yılmadan ilerlemektir.
 
● Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare, cumhuriyet idaresidir.
 
● Yeni kuşak, en büyük cumhuriyetçilik dersini bugünkü öğretmenler topluluğundan ve onların yetiştirecekleri öğretmenlerden alacaktır.
 
● Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur.
 
● Bir millet eğitim ordusuna sahip olmadıkça, savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesi ancak eğitim ordusuyla mümkündür.
 
● Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması, milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki, bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.
 
● Bir dinin tabii olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır.
 
● Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz.
 
● Türk Milletinin istidadı ve kesin kararı medeniyet yolunda, durmadan, yılmadan ilerlemektir.
 
● Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdurlar.
 
● Büyük dinimiz çalışmayanın insanlıkla hiç ilgisi olmadığını bildiriyor. Bazı kimseler çağdaş olmayı kâfir olmak sayıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış tefsiri yapanların maksadı İslâmların kâfirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, dimağladır.
 
● Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.
 
● Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için yeterlidir.
 
● Biz dünya medeniyeti ailesi içinde bulunuyoruz. Medeniyetin bütün icaplarını tatbik edeceğiz.
 
● Dünyanın her tarafından öğretmenler insan topluluğunun en fedakâr ve muhterem unsurlarıdır.
 
● Bizim devlet idaresinde takip ettiğimiz prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.
 
● Milletimiz her güçlük ve zorluk karşısında, durmadan ilerlemekte ve yükselmektedir. Büyük Türk Milletinin bu yoldaki hızını, her vasıtayla arttırmaya çalışmak, bizim hepimizin en kutlu vazifemizdir.
 
● İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?
 
● Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.
 
● Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan, biçim ve kılıkta başarıdan çok, ışıkla, bilgi ve kültürle, gerçek faziletle süslenip donanmaktır. Ben muhterem hanımlarımızın Avrupa kadınlarının aşağısında kalmayacak, aksine pek çok yönden onların üstüne çıkacak şekilde ışıkla, bilgi ve kültürle donanacaklarından asla şüphe etmeyen ve buna kesinlikle emin olanlardanım.
 
● Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye eski devirlerdeki gibi basit değildir. Bugünün anaları için gerekli vasıfları taşıyan evlat yetiştirmek, evlatlarını bugünkü hayat için faal bir uzuv haline koymak pek çok yüksek vasıflar taşımalarına bağlıdır. Onun için kadınlarımız, hattâ erkeklerimizden çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar; eğer hakikaten milletin anası olmak istiyorlarsa.
 
● Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk Milletine canımı vereceğim.
 
● Çalışmak demek, boşuna yorulmak, terlemek değildir. Zamanın gereklerine göre bilim ve teknik ve her türlü uygar buluşlardan azami derecede istifade etmek zorunludur.
 
● Hiçbir zafer amaç değildir. Zafer, ancak kendisinden daha büyük bir amacı elde etmek için belli başlı bir vasıtadır.
 
● Zafer, bir fikrin istihsâline (elde edilmesine) hizmeti nispetinde kıymet (değer) ifade eder. Bir fikrin istihsâline dayanmayan bir zafer pâyidar olamaz (yaşayamaz). O, boş bir gayrettir.
 
● Her büyük meydan muharebesinden, her büyük zaferin kazanılmasından sonra yeni bir âlem (dünya) doğmalıdır, doğar. Yoksa başlı başına bir zafer, boşa gitmiş bir gayret olur.
 
● Türkiye’nin asıl sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür. O halde, herkesten daha çok refah, saadet ve servete müstahak ve layık olan köylüdür. Onun için, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin iktisadi siyaseti bu aslî gayeye erişmek maksadını güder.
 
● Basın milletin müşterek sesidir. Başlıbaşına bir kuvvet, bir okul, bir öncüdür.
 
● Ekonomik kalkınma, Türkiye’nin hür, müstakil, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı Türkiye idealinin belkemiğidir.
 
● Tam bağımsızlık, ancak ekonomik bağımsızlıkla mümkündür.
 
● Hürriyet olmayan bir memlekette ölüm ve çöküş vardır. Her ilerleyişin ve kurtuluşun anası hürriyettir.
 
● Biz kimsenin düşmanı değiliz. Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız.
 
● Tarih bir milletin kanını, varlığını hiçbir zaman inkar edemez.
 
● Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığı kabul olunamaz.
 
● Millete efendilik yoktur. Hizmet vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur.
 
● Biz barış istiyoruz dediğimiz zaman tam bağımsızlık dediğimizi herkesin anlaması gerekir.
 
● Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.  
 
● Tüketici yaşamak iyi değildir. Üretici olalım.
 
● Siyasi, askeri zaferler ne kadar büyük olurlarsa olsunlar, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazlarsa meydana gelen zaferler devamlı olamaz, az zamanda söner.
 
● Memleket mutlaka modern medeni ve yeni olacaktır. Bizim için bu hayat davasıdır.
 
● Yeni Türkiye Devleti temellerini süngüyle değil, süngünün de dayandığı ekonomi ile kuracaktır. Yeni Türkiye Devleti cihangir bir devlet olmayacaktır. Fakat yeni Türkiye Devleti bir ekonomi devleti olacaktır.
 
● Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki tekniğin gerektirdiği şeyleri yapmaz, itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.
 
● Devrim yasası, eldeki yasaların üstündedir. Bizi öldürmedikçe, bizim kafalarımızdaki akımı boğmadıkça, başladığımız devrim ve yenilik bir an bile durmayacaktır. Bizden sonraki dönemlerde de böyle olacaktır.
 
● Büyük başarılar, değerli anaların yetiştirdikleri seçkin çocukların yardımıyla meydana gelir.
 
● Toplumdaki başarısızlığın sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ihmal ve kusurdan doğmaktadır.
● Bu memleket dünyanın beklemediği, asla umut etmediği ayrıcalıklı bir varoluşa sahne oldu. Bu sahne en az 7 bin senelik bir Türk beşiğidir. Beşik doğanın rüzgarıyla sallandı; beşiğin içindeki çocuk doğanın yağmurlarıyla yıkandı, o çocuk doğanın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu sonra onlara alıştı; Onların oğlu oldu. Bir gün o doğa çocuğu, Doğa oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu… Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.
 
● Dünyada herşey için, medeniyet için, hayat için, başarı için, en hakiki mürşit bilimdir, fendir.  
 
● Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılapların amacı, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağımıza uygun ve bütün mana ve biçimiyle uygar bir toplum haline değiştirmektir.
● Bütün dünya bilsin ki, benim için bir yandaşlık vardır: Cumhuriyet yandaşlığı, düşünsel ve toplumsal devrim yandaşlığı. Bu noktada yeni Türkiye topluluğunda, bir bireyi bunun dışında düşünmek istemiyorum.
 
● Savaş zaruri ve hayati olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeye maruz kalmadıkça savaş bir cinayettir.
● Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın müspet fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız. 
 
● Bombasırtı olayı (14 Mayıs 1915) çok önemli ve Dünya savaş tarihinde eşine rastlanması mümkün olmayan bir olaydır. Karşılıklı siperler arası 8 metre, yani ölüm kesin. Birinci siperdekilerin hepsi kurtulmamacasına düşüyor. İkinci siperdekiler yıldırım gibi onların yerlerine gidiyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir soğuk kanlılıkla biliyor musunuz? Bomba, şarapnel, kurşun yağmuru altında öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor ve en ufak bir çekinme bile göstermiyor. Sarsılma yok. Okuma bilenler Kur’ an-ı Kerim okuyor ve cennete gitmeye hazırlanıyor. Bilmeyenlerse Kelime-i şahadet getiriyor ve ezan okuyarak yürüyorlar. Sıcak cehennem gibi kaynıyor. İşte bu Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren dünyanın hiçbir askerinde bulunmayan tebrike değer bir örnektir. Emin olmalısınız ki Çanakkale savaşlarını kazandıran bu yüksek ruhtur.  
 
● Tam bağımsızlık, ancak mali bağımsızlık ile mümkündür. Bir devletin maliyesi bağımsızlıktan yoksun olunca, o devletin bütün hayat ışıklarında bağımsızlık felç olur. 
 
● Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye muhalif değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasde ve fiile dayanan taassupkâr hareketlerden sakınıyoruz.
 
● Süngülerle, silahlarla ve kanla kazandığımız askeri zaferlerden sonra, kültür, bilim, fen ve ekonomi alanlarında da zaferler kazanmaya devam edeceğiz.
 
● Zafer, “Zafer benimdir” diyebilenindir. Başarı ise, “Başaracağım” diye başlayarak sonunda “Başardım” diyebilenindir.
 
● Egemenlik verilmez, alınır.
 
● Türk Milleti bağımsız yaşamış ve bağımsızlığı varolmalarının yegane koşulu olarak kabul etmiş cesur insanların torunlarıdır. Bu millet hiçbir zaman hür olmadan yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır.
 
● Milletimiz davranışlarında ve gayretlerinde sarsılmaz bir bütünlük gösterdiği için başarılı olmuştur.
 
● Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklâlden mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık sayılamaz.
 
● Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.
 
● Bu millete çok şey öğretebildim ama onlara uşak olmayı bir türlü öğretemedim.
 
● Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur.
 
● “Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır. Türk milleti zekidir… Türk milleti milli birlik ve beraberlik içerisinde güçlükleri yenmesini bilmiştir… Türk milletinin tarihi bir niteliği de güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Türk milletinin büyük millet olduğunu bütün medeni alem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır…”
 
● “Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki gelişmesi ile geleceğin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır.”
 
● “Türk’ün haysiyeti, onuru ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür.”
 
● “Türk milleti güzel her şeyi her medeni şeyi, her yüksek şeyi sever, takdir eder. Fakat muhakkaktır ki, her şeyin üstünde taktir ettiği bir şey varsa o da kahramanlıktır.”
 
● “Bizim milletimiz, vatanı için, hürriyeti ve egemenliği için fedakar bir halktır.”
 
● “Türk esirlik kabul etmeyen bir millettir.”
 
● “Bizim başka milletlerden hiç bir eksiğimiz yok. Cesuruz, zekiyiz, çalışkanız, Yüksek amaçlar uğrunda ölmesini biliriz.”
 
● “Büyük şeyleri büyük milletler yapar.”
 
● “Türk milletinin son yıllarda gösterdiği harikaların yaptığı siyasi ve sosyal inkılapların gerçek sahibi kendisidir. Milletimizde bu kabiliyet ve tekamül var olmasaydı, onu yaratmaya hiçbir kuvvet ve kudret yeterli olamazdı.”
 
● “Bu millet kılı kıpırdamadan dava uğruna canını vermeye razı olmasaydı ben hiç birşey yapamazdım.”
 
● “Giriştiğimiz büyük işlerde, milletimizin yüksek kabiliyet ve yüksek sağduyusu başlıca rehberimiz ve başarı kaynağımız olmuştur.”
 
● “Türk kuvvet ve zekasının yenmediği ve yenemeyeceği güçlük yoktur.”
 
● “Benim hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir.”
 
● “Gerektiğinde vatan için bir tek fert gibi yekpare azim ve karar ile çalışmasını bilen bir millet elbette büyük bir geleceğe layık ve aday olan bir millettir.”
 
● İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal… İkinci Mustafa Kemal, onu “ben” kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur!
 
● “Bir milletin başarısı, mutlaka bütün milli güçlerin bir istikamette oluşmasıyla mümkündür. Bu nedenle bilelim ki, elde ettiğimiz başarı, milletin güç birliği etmesinden, ortak hareket etmesinden ileri gelmiştir. Eğer aynı başarı ve zaferleri gelecekte de tekrarlamak istiyorsak, ayni esasa dayanalım ve aynı şekilde yürüyelim.”
 
● “Öğretmenler; Cumhuriyetin fedakar öğretmen ve eğitimcileri, yeni nesli sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin beceriniz ve fedakarlığınızın derecesiyle orantılı olacaktır. Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister. Yeni nesli, bu özellik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir… Sizin başarınız Cumhuriyetin başarısı olacaktır.”
 
● “Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir.”
 

● “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.”

 

Atatürk’ün Sevdiği Şarkılar

Yanık Ömer
Kırmızı Gülün Âli Var
Sobalarında Guru da Meşe Yanıyor Efem
Çökertmeden Çıktımda Halilim
Mehrali Bey Ağıtı
Ata Barı
Mızıka Çalındı Düğünmü Sandın
Köroğlu Solağı
Yanık Ömer
Dağlar Dağlar Alişimin Kaşları Kare
Sarı Zeybek
Havada Bulut Yok
Kışlar Doldu Bugün
Hoş Gelişler Ola Mustafa Kemal Paşa
Merhaba Mustafa Kemal Paşa
Bayati Taksim
Merhaba
Bayati S. Se
Viola – Kanun
Atanın Sevgi Nefesi
Mustafa Kemal
Ritim Sol
Merhaba
Sarayburnu 1934

Ud Taksim

2015 Atatürk'ün Sözleri Kompozisyonları ,En Güzel ve Duygusal 10 Kasım Şiirleri 10 Kasım ,  Gregoryen Takvimi'ne yönelik senenin 314 .   ( çoğalış senelerde 315 .  )  günüdür .  Yıl sonuna civarı olan 51 zaman vardır .  Atatürk Haftası ,  10 Kasım 1938 bugünü saat 09:05'te hayatını kaybeden Mustafa Kemal Atatürk'ün hatırasına düzenlenen; onun yurtseverliği ,  inkılap ve ilkelerinin anlatıldığı ,  radyo ve televizyonda Atatürk'ün konuşmalarının bizzat sesinden dinletildiği ,  Atatürk'le alakalı filmlerin gösterildiği haftadır .  10 işte 16 Kasım tarihleri arasına cevap ciro . 10 Kasım bugünü Anıtkabir ziyaret edilmekte ,  başkentimiz Ankara'da resmi merasim yapılmaktadır .  Ülkemiz'nin çapında…

2015 En Güzel ve Duygusal 10 Kasım Şiirleri, Kompozisyonları ve Atatürk'ün Sözleri

Editörün Seçimi

Editörün Seçimi

User Rating: 5 ( 2 votes)

Bunada bi bak seversin

e-Faturaya Kimler Geçmeli? Nasıl Geçiş Yapılmalı?

e-Faturanın Avantajları Faturalarınızı daha hızlı hazırlamanızı sağlayarak zamandan tasarruf etmenizi sağlar.E-Fatura otomatik olarak müşterinize iletildiğinden …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazar: Özgür Kemal